MX-System'li palet boşaltma hücresi, intralojistikte asırlık yer sorununu çözüyor.
Bürkert Fluid Control Systems, Almanya'daki Criesbach Kampüsünde klasik bir lojistik sorunu ile karşılaştı: Ağır konteynerlerin otomasyonlu küçük parça deposuna manuel olarak beslenmesi süreçleri yavaşlatıyor ve personeli zorluyordu. Ancak, geleneksel otomasyon çözümleri için yeterli alan yoktu. İşte bu aşamada Bürkert, AGV'lerden (Otomatik Yönlendirmeli Araçlar) palet alan son derece kompakt bir palet boşaltma hücresi üretmesi için portal robot ve malzeme taşıma ekipmanı üreticisi RO-BER'i görevlendirdi. Bu çözüme rağmen, son kullanıcı yüksek taleplerini karşılamak için halen daha fazla yer tasarrufuna ihtiyaç duyuyordu. Sistemin otomasyon panosu olmadan tamamen çalışmasını sağlayan Beckhoff’un MX-System ürünü, sınırlı alan sorununa çözüm getirdi.
Yer kapasitesi, intralojistikte en değerli kaynaklardan biridir, genellikle her bir santimetrekare önemlidir ve Bürkert için de aynı durum geçerliydi. Sıvı ve gazlar için ölçüm, kontrol ve düzenleme sistemleri tedarikçisi olan şirket, istikrarlı bir büyüme ivmesi yakalamış durumda; bu da şirket içi malzeme taşıma ve lojistik süreçlerinde sürekli iyileştirmeler yapması gerektiği anlamına geliyor. Bürkert standart ürünler satmıyor, her müşteri için özel tasarlanan vana tasarımlarına ve malzemelerine odaklanıyor. Sonuç olarak, şirketin ürün yelpazesi 140.000 satılabilir üründen oluşuyor. Bürkert'te tüm lojistik süreçlerinden sorumlu olan Frank Landgraf başlangıç noktasını şöyle anlatıyor: "Üretim ve intralojistikte bu tür bir çeşitliliğin üstesinden gelmek başlı başına bir sorun. Otomasyon eskiden montaja odaklanırken, bugün en büyük potansiyel intralojistikte yatıyor." Kendisi ayrıca ergonomiyi de göz önünde bulundurmanın önemli olduğuna inanıyor: "20 kg veya daha ağır kasaları elle taşımak artık gerçekçi değil ve yaşadığımız iş gücü sıkıntısı göz önüne alındığında, bu artık destekleyebileceğimiz bir yöntem değil." Yaklaşık 27.000 bölmeli otomatik raf sistemine malzeme besleme süreci Criesbach tesisinde bir darboğaz yaratıyordu. Şirket otomasyonlu bir çözüm arıyordu ancak sahadaki koşullar manevra alanı bırakmıyordu. Sistemin, geleneksel robot hücreleri ve hantal kontrol kabinleri için çok küçük kalan bir boşluğa sığması gerekiyordu.
Daha az iş, daha az alan
Bu amaçla Bürkert, Almanya'nın Kamen kentinde bulunan RO-BER Industrieroboter firmasına başvurdu. Gelişmiş portal robot sistemlerinde uzmanlaşmış bir şirket olan RO-BER'in ekibi Criesbach tesisinin özel gereksinimlerini dikkate alarak, zemin konveyörlerinden Euro konteynerleri indirmek üzere özel tasarlanmış bir hücre geliştirdi. Çok işlevli bir tutucuya sahip doğrusal bir robot, konteynerleri kaldırıyor ve otomatik raf sistemindeki konveyör sistemine düzgünce hizalayarak yerleştiriyor. RO-BER, mekanik ve robotik alanlarında kendini kanıtlamış çözüm yelpazesini tercih etse de, otomasyon konusunda yeni alternatifler aradı. RO-BER, gerekli kompakt çözümü sağlamak için Beckhoff'un MX-System ürününü tercih etti.
RO-BER Genel Müdürü Elmar Stöve, şunları söyledi: “Panosuz otomasyon için takılabilir, modüler bir çözüm olarak bu ürün hemen dikkatimizi çekti”. MX-System, kontrol ve sürücü teknolojisinden I/O'lara, güç kaynağına ve sigortaya kadar tüm kontrol kabini işlevlerini içeren modüler bir otomasyon sistemidir. Sağlam, IP67 korumalı fonksiyon modülleri, birçok uygulamada geleneksel kontrol kabinlerini tamamen ortadan kaldırmayı mümkün kılar. Gerekli tüm modüller makineye monte edilmiş bir taban plakasına takılır. Böylelikle RO-BER açısından, bir otomasyon panosu kurmak için ayrı bir alan planlamaya gerek kalmıyordu. Bunun yerine, otomasyon doğrudan makine üst yapısına entegre edildi ve tüm hücrenin tasarımı basitleşirken gereken alan ve kablolama işi önemli ölçüde azaldı.
Daha hızlı montaj ve devreye alma
Beckhoff satış temsilcilerinden Antonia Kuhn şunları söyledi: “MX-System avantajları, ekipmanın tasarım ve planlamadan bakımına kadar tüm yaşam döngüsünü kapsıyor. Montaj sırasında, taban plakasının standartlaştırılmış arayüz konsepti, manuel kablolama ve karmaşık kablo güzergahı ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Fonksiyon modülleri yerine kolay takılıp vidalanıyor ve böylelikle elektrik bağlantısı otomatik olarak kuruluyor. Tüm saha cihazları MX-System modüllerine takılabilir ve konnektörlü kablolarla bağlanarak olası kablolama hatalarını da ortadan kaldırıyor." Sonuç olarak makine üreticisi için muazzam bir verimlilik artışı elde ediliyor. Elmar Stöve şunları söyledi: "Endüstriyel PC, servo sürücüler, ana şalter, besleme, 48 V güç kaynağı ve I/O modülleri ile eksiksiz bir MX-System makineye sadece birkaç dakika içinde kurulabiliyor. Bu, geleneksel otomasyon panolarının saatler ve hatta günler sürebilen kurulumu için gereken zamana kıyasla ciddi bir fark." Tek Kablo Otomasyonu (OCA), güç, veri ve geri bildirim tek bir kabloya yönlendirildiği için motorlarda gereken kablolama işini azaltır. Bu aynı zamanda hata potansiyelini de azaltıyor. Buna ek olarak, MX-System portföyündeki her bileşende arıza tespiti yapılabilir ve bakım konusunda ciddi bir avantaj elde edilebilir.
Sorunsuz entegrasyon ve ağ oluşturma
Bürkert'te süreç optimizasyonu alanında çalışan Marius Mazugo, konuyla ilgili şunları söyledi: "Bizim için otomatik palet boşaltma sadece yeni bir makinenin getireceği işlevlerden ibaret değildi; aynı zamanda daha üst düzey yapılara sorunsuz entegrasyon ve otomatik kılavuzlu araçlarımızla bağlantı da sağlaması gerekiyordu." Bu noktada Beckhoff’un açık mimariye sahip PC tabanlı kontrol teknolojisi ve EtherCAT devreye giriyor. Bu teknoloji, tüm yaygın IT ve iletişim standartlarını destekleyerek kullanıcının lojistik kontrolünde, üretim kontrol sistemlerinde ve şirket veri tabanlarında sorunsuz izlenebilirlik elde etmesini sağlıyor. Bir AGV tesise girdiğinde, sistem siparişi otomatik olarak algılar, bunları otomatik raf sistemine taşır ve boş zemin konveyörlerini istifler; ardından AGV bu konveyörleri alır. Bu tam otomatik döngü, manuel müdahale ihtiyacını ortadan kaldırır ve kesintileri önler.
Proje planlama ve ölçeklenebilirlik artık daha kolay
MX-System çözümüne ek olarak, paletten indirme sistemi ayrıca kompakt bir düğme uzantısına sahip bir montaj kolu üzerinde bulunan Beckhoff CP39xx serisi özel bir kontrol paneline sahiptir. TwinCAT 3 HMI özellikli HTML5 uyumlu ekran, kolay kullanım için tasarlanmıştır ve makine ile süreçlerinin ayrıntılı bir şemasını sunmanın yanı sıra, sistemde hızlı şekilde arıza tespiti yapılabilmesi için EtherCAT ağının dinamik ve gerçek zamanlı grafik izlemesini sağlar. AM8000 serisi servo motorlara ek olarak, sistem bir dizi IP67 EtherCAT Box modülü kullanır. Tüm uygulama TwinCAT 3 otomasyon yazılımında yapılandırıldı. Elmar Stöve, Beckhoff teknolojisinin deneyimli bir kullanıcısı olan RO-BER için MX-System çözümünü kullanırken herhangi bir programlama değişikliği gerekmediğini söyledi. Yazılımın esnekliği ve endüstriyel bilgisayarların yüksek bilgi işlem gücü, son derece karmaşık otomasyon görevlerinin üstesinden gelmeyi ve bunları yönetebilmeyi sağlıyor. RO-BER sistemleri, prensip olarak karışık paletleri veya farklı paketleri bile işleyebiliyor.
Mükemmel ergonomi ve istikrarlı prosesler
Bürkert için yeni paletten indirme sistemine yapılan yatırım karşılığını verdi. Bürkert Kampüsündeki depo ve lojistik departmanında ekip koçu olan Stefan Keilbach, şunları söyledi: "RO-BER, sağladığı işlevler ve sistemin çalışma şekli açısından fikirlerimizi gerçekten sorunsuz ve hatasız şekilde hayata geçirdi. Sistem ayrıca gelişmiş bir görünüme sahip ve görsel açıdan çok iyi entegre oluyor." Proje, yerleşik malzeme akışlarına esnek bir şekilde entegre edilebilen modüler, kompakt lojistik birimlere yönelik eğilimin önemini vurguluyor. MX-System bu aşamada teknolojik bir katalizör görevi görüyor. Makine üreticilerinin artık sistemleri kontrol kabinleri etrafında tasarlamalarına gerek kalmıyor ve bunun yerine otomasyon doğrudan mekanik sisteme entegre edilebiliyor. Sonuç olarak da kompakt, şık ve bakımı daha kolay makineler elde ediliyor.
Gerçek rekabet avantajları
Bürkert, RO-BER ve Beckhoff arasındaki işbirliği, alışılmışın dışında düşünmenin – ya da bu örnekte, panonun sınırlarının ötesine bakmanın – verimliliği önemli ölçüde artırabilen ve katma değer sağlayan yenilikçi çözümler doğurduğunu gösteriyor. Elmar Stöve, geleceğe dönük olarak şunları söylüyor: "MX-System çözümünde büyük bir potansiyel görüyoruz ve daha fazla otomasyon projesi için çok sayıda fikrimiz var. Örneğin, bu yılki LogiMAT fuarında, ekipmana bu yaklaşımı yansıtan yeni bir kompakt paletleyici hücresi sergiliyoruz." Bu, panosuz otomasyon makinelerinin artık uzak bir gelecekte olmadığının ve günümüzün endüstriyel üretiminde gerçek rekabet avantajları sağladığının da bir işareti.